Ağızlıklı ve filtresiz sigarillo ayrımı, en basit haliyle çubuğun ağza gelen ucundaki değişikliğe dayanır. Ağızlıklı modelde ağız tarafında dumanı süzen küçük bir parça bulunur, filtresizde ise tütün aracısız ağza değer. Bu ayrımı anlamak için kutudaki partagas serie d 25'lik özellikleri ile tüplü sürümdeki partagas serie d tubo kutusu güzel bir örnek sunar, zira ikisi de filtresiz yapıdadır. Puroda ağız ucu makasla kırpılır ve dumanla birlikte tütünün tadı olduğu gibi ulaşır. Ağızlıklı ince puro türlerinde ise filtre parçası dumanı hafifçe törpüler, böylece ilk çekişler daha pürüzsüz olur. Bu iki kutu 999 TL civarı görünür. İki tür arasında tek bir doğru cevap yoktur; tercih alışkanlığa ve beklentiye göre değişir. İlk kez deneyen biri önce ağızlığın varlığını düşünmeli, ardından boyu değerlendirmeli. Bu fark ilk bakışta küçük görünse de oturumun tamamını yayılır, çünkü filtrenin varlığı ya da yokluğu dudağın konforunu ve tadın ilk etkisini baştan belirler. Kutudan çıkan çubuğu parmak arasına aldığınızda farkı gözle da görebilirsiniz, deneyim ise gerisini tamamlar.
Ağızlığın dudakta bıraktığı his
Filtre parçası dudakta ilk hissedilen şeydir, o nedenle karşılaştırmaya buradan başlamak işe yarar. Ağızlıklı sigarillolarda ağız ucu dolgun bir yapıyla kapanır, dudak çok az yaprak kırıntısına değer. Filtresiz modellerde ise çubuk kırpıldıktan sonra doğrudan ağza alınır. Geniş çaplı serie e incelemesi ile yıllarca dinlendirilmiş serie e gran reserva kutusu bu tarafın iyi örnekleridir; iki kutuda da filtre yoktur. Kalınlığı büyük çubukta dudak teması daha belirgin bir yüzeye yayılır, narin modellerde odak tek noktada toplanır. Kesim çizgisi de fark yaratır; düz kesilmiş ağız içimi kolaylaştırır. Ağızlıklı ince sigarillolar bu işi ağızlıkla halleder, filtresizde ise iş içiciye düşer. Ağza gelen duyum zamanla değişir, ama ilk seferde fark belirgindir. Bu nedenle bir formattan ötekine geçen içici ilk birkaç içimde yadırgayabilir, ama bu his çabucak geçer. Yani küçük bir yapı farkı gibi görünür, oysa konforu ciddi biçimde değiştirir, ayrıca bu küçük ayrıntı birçok kişinin ileriki tercihlerini sessizce yönlendirir ve yıllar içinde alışkanlığa evrilir.
Çekişte filtrenin rolü
Çekiş sertliği bu iki tür arasındaki en somut farktır. Filtreli bir sigarillo nefes esnasında ufak bir engel katman yüzünden daha yumuşak ilerler. Filtresiz çubukta oysa duman herhangi bir süzgeçten geçmez, olduğu gibi ağza ulaşır. Onluk kutudaki yoğun serie p 10'luk ile yirmi beşlik kutudaki humidor için serie p 25'lik birebir aynı harmanı sunar; paket büyüklüğü farkı yaratır, tütünün karakteri değişmez. Yoğun harmanlarda direnç hissi belirginleşir, zira sıkı sarım dumanı yavaş taşır. Filtre bu durumu törpüler lakin tamamen silmez. Deneyimli içiciler çekişi karakterin parçası sayar, yeni deneyenler ise yumuşak olanı seçer. Bu nokta en çok yavaş oturumlarda önem kazanır, çünkü onlarca çekiş süresince küçük fark farkları birikir. Kısa içimlerde oysa bu etki pek fark edilmez, yeter ki puro doğru tutuşturulsun, üstelik ilk birkaç nefeste hissedilen bu fark çoğu içicinin gözünde tercih sebebi haline gelir ve zamanla alışkanlık olur; o nedenle çekişi tek başına tartmak yerine tat ve dudak hissiyle beraber düşünmek daha doğrudur.
Sade tütün tadı ve uç biçimi
Tat tarafında filtrenin işlevi genelde hafife alınır. Ağızlıklı sigarillolarda tat ağızlıktan geçerek geldiği için sert tonlar biraz yumuşar. Filtresiz içimde oysa baharat ve toprak tonları daha baştan varlığını duyurur. Piramit uçlu çekiş için serie p piramit baharatı sivri uç sayesinde yoğun verir; kısa boylu partagas shorts 25'lik kutusu ise aynı karakteri yarım saatlik bir süreye toplar. Bu iki örnek, tadın sadece tütünden ibaret olmadığını, uç biçiminden ayrıca beslendiğini anlatır. Ağızlıklı olanlarda tatlı katmanlar öne çıkar, sade olanlarda yaprağın ham karakteri ağır basar. Damak beklentisi bu ayrımda belirleyici olur; kahve yanında yumuşak bir içim isteyen çoğunlukla filtreliyi, yaprağın kuru tarafını sevenler filtresizi seçer. Damakta kalan his de unutulmamalı: ağızlıklı içimden sonra oldukça yumuşak bir tat kalır, filtresizde ise tütünün lezzeti uzun süre damakta dolaşır. Bu iz kimine güzel gelir, kimine ağır gelir, ayrıca bu tür ufak farklar birbirlerini desteklediği için tek bir özelliğe odaklanıp karar vermek genellikle yanıltıcı kalır.
Yanma düzeni ve kül oluşumu
Yanma düzeni ayrıca bu türler arasında ince bir fark yaratır. Filtreli sigarillolar çoğunlukla narin yapılı olduğu için hızlı tükenir, külü de küçük parçalar halinde düşer. Filtresiz puro sıkı sarımı sayesinde külü dolgun bir sütun olarak taşır. Orta gövdeli öğleden sonra için super partagas yumuşak ilerleyişiyle dikkat çeker; dolgun gövdeli on adetlik tropicales cdh hakkında ise yavaş ve dolgun yanar. İçim süresi çap ve sıkılık gibi etkenlere göre değişir, ağızlık yalnız başına belirleyici olmaz. Yanışı düzgün tutmak için çekişler arası kısa beklemek işe yarar. Aksi halde çubuğun başı ısınır ve lezzet bozulur. Elbette puronun rutubeti ayrıca yanmayı değiştirir: fazla nemsiz bir çubuk hızlı tükenir ve sertleşen bir tada neden olur, dengeli nemli puro ama yavaş ve düzgün yanar. Bu yüzden saklama düzeni yanmanın parçasıdır, ayrıca ortam ısısı ve çevre koşulları gibi dış faktörler de bu ayrımı bir ölçüde öne çıkarır ya da küçültür; bu nedenle yanmayı tek bir etkene dayandırmak yerine boyu, sıkılığı ve nemi birlikte hesaba katmak yararlıdır.
Kısa ve uzun formatlarda filtre ihtiyacı
Boy ve çap seçimi filtre gerekliliğini doğrudan değiştirir. Kısa ve ince çubuklar çoğunlukla filtreyle sunulur, zira kısa içimde dudak teması çok çabuk yorulur. Uzun ve kalın çubuklar çoğunlukla ağızlıksız kalır. Filtresiz yirmi beşlik kutuda gelen de luxe nasıl puro orta gövdede dengeli bir duman sunar; 680 TL civarı listelenen beşli paketteki iri gövdeli phillies titan içimi nasıl ise yaprağın kendi tadını öne çıkarır. Bu ikisi arasında çap ayrımı daha net görülür: iri gövdede duman hacmi artar, lezzet geçişleri daha geniş yayılır. Kısa süre için kısa ve filtreli, bir akşam akşam için kalın ve filtresiz bir seçim doğru olur. Bu ölçü her kişide birebir aynı sonuç değildir. Pratikte en iyi yol, iki boyu aynı hafta içinde tatmaktır. Ayrımı kendi ağzınızla damağınızda tartmak, tarif dinlemekten daha açık olur. Boy kararı nihayetinde kişisel bir konudur, ayrıca parmakta duyulan ağırlık da karara etki yapar ve birçok kişi bunu yalnızca denedikten sonra fark eder.
Sade ve aromalı çubuklarda ağızlığın yeri
Aromalı sigarillolarda filtre tercihi ayrı bir başlıktır. Tatlı aromalar ağızda hafif bir film bıraktığı için ağızlıklı yapı burada daha rahat durur. Sade çizgide duran pipers classic nasıl puro saman ve kakao notalarını katkısız verir; vişne ve badem şekeri ile açılan pipers club sweet cherry kutusu ise tatlı tarafı ağırlıklı kılar. Onluk paketler 425 TL ile 475 TL civarı görünür. Aroma katmanı ağızlık olmadan çok daha belirgin duyulur, filtreyle ise dengeli bir örtüye iner. Sade tütün sevenler tatlı modelde fazla bir his arayabilir, tatlı sevenler de sade olanı kuru hissedebilir. Dolayısıyla ikisini peş peşe içmek farkı görmeyi kolaylaştırır. Bu bir kıyas yaparken benzer harmanı iki biçimde denemek en adil sonucu verir, zira ortaya çıkan değişimi yalnızca tatlandırma ile açıklayamazsınız, yapı ayrıca açıklar. Bu karşılaştırma küçük bir not tutmaya elverir, üstelik aromalı olanlar kısa sürede dikkat çektiği için sade olanlarla kıyaslamak daha öğretici olur; bu nedenle sade çubukla aromalı modeli aynı gün içip kendi tat kararınızı vermek en doğrusu.
Nem dengesi ve saklama düzeni
Taşıma ile saklama tarafında iki tür birbirinden ayrı yollar öne çıkar. İnce filtreli sigarilloların çoğu yumuşak bir kutuda gelir, ağızlık parçası zaten korunmuştur. Filtresiz purolarda oysa uç korumasız kalır, bu yüzden rutubet dengesi önem taşır. Vanilya aromalı pipers sweet vanilla ince pakette kolay götürülür; her çubuğu ayrı alüminyum tüpte duran korunma için coronations tubos ise gövdeyi ezilmeye karşı korur. Kutu kullanımı filtre yokluğunu ambalajla dengeler. Humidor kullanan biri paketi rafta bekletebilir, o düzeni kurmamış biri için tüp kullanışlı bir çözümdür. Tatlı çubuklar kuruluğu daha çabuk yitirir, bu nedenle hava almayan saklama şarttır. Özetle uzaktan bakınca ufak bir ayrıntı olarak duran koruma kararı gerçekte içimin kalitesini belirler. İhtiyaç duyulan dikkati göstermek her iki türde de birebir geçerlidir, ayrıca kutudan çıkan puronun hâli genelde bu düzenle doğrudan bağlantılıdır ve bu kolayca fark edilir; bu yüzden paketi ilk günden kapalı bir yere koymak ve kapağı gereksiz yere kaldırmamak iyi bir alışkanlıktır.
Hangi içici hangi türü tercih eder
Hangi türün kime yakıştığı çoğu zaman niyete bağlıdır. Kısa bir ara düşünen kişi için filtreli küçük sigarillo kolay bir seçimdir, çünkü ağızlık hazırdır ve kesim istemez. Filtresiz formatı seçenler çoğunlukla yaprağın kendi tadına odaklanır. Kısa formatlı tüplü kısa petit coronations yarım saatlik aralara oturur; onluk kutudaki planlı oturum için preferidos ise planlanmış akşamlar düşünülmüştür. İkisinde de ağızlık bulunmaz, fakat boy değişimi içimin uzunluğunu belirler. Dolayısıyla ağızlık tercihinden evvel ne kadar vakit ayrılacağını düşünmek gerekir. Deneyimli kullanıcılar genelde filtresize yönelir, ilk kez deneyenler çoğu kez yumuşak modelle başlar. Bu karar verilirken yalnızca şahsi beğeni değil, o günkü ortam da rol oynar: dışarıda ortamda yumuşak bir tercih rahat eder, sakin bir ortamda sade olan çubuk daha güzel durur, üstelik ilk his çoğu kez aldatır; aynı puroyu birkaç kez içmek asıl eğilimi ortaya çıkarır; o yüzden kararı bir başkasının yorumuna dayandırmak yerine şahsi deneyiminizi esas almak çok daha güvenilir sonuç çıkarır.
Seçim yaparken dikkat edilecek noktalar
Seçim yaparken önce kendinize şu soruyu sorun: ağızlıklı bir çubuk mu istiyorum, yoksa filtresiz bir puro mu arıyorum? Cevap belli olunca boy ve paket boyutu tercihi kolaylaşır. Alüminyum tüpte gelen onluk punch punch 10'luk tubo özellikleri ile ahşap düzende yirmi beşlik punch 25'lik içimi nasıl aynı harmanı sunar, ayrımı paket ve miktar belirler. Bu ikisi örnekte filtre bulunmaz, yani seçim yalnızca saklama ve içim planına bağlı kalır. Yirmi beşlik kutu 44755 TL civarı görünür, bu nedenle bütçeyi zorlamamak adına küçük paketle denemek akıllıcadır. Kısacası ağızlığın olup olmadığına dikkat etmeden evvel tadını ve gövdesini göz önünde tutmak gerekir. Sonuç olarak iki tür de kendi haklı sebeplerle vardır; siz hangisinin kendi ritminize yakıştığını küçük denemelerle bulursunuz. Telaş etmeyin, farkı sakin sakin tanımak daha verimli olur, ayrıca ufak bir not tutmak hangisinin çubuğun kendinize uyduğunu sonraki seferde anımsamayı rahatlatır; özetle en başta niyetinizi netleştirip ardından ölçüyü ve türü seçmek yolunuzu kolaylaştırır.
İki sigarillo türünü ayıran ilk ayrıntı
Ağızlıklı ve filtresiz sigarillo ayrımı, en basit haliyle çubuğun ağza gelen ucundaki değişikliğe dayanır. Ağızlıklı modelde ağız tarafında dumanı süzen küçük bir parça bulunur, filtresizde ise tütün aracısız ağza değer. Bu ayrımı anlamak için kutudaki partagas serie d 25'lik özellikleri ile tüplü sürümdeki partagas serie d tubo kutusu güzel bir örnek sunar, zira ikisi de filtresiz yapıdadır. Puroda ağız ucu makasla kırpılır ve dumanla birlikte tütünün tadı olduğu gibi ulaşır. Ağızlıklı ince puro türlerinde ise filtre parçası dumanı hafifçe törpüler, böylece ilk çekişler daha pürüzsüz olur. Bu iki kutu 999 TL civarı görünür. İki tür arasında tek bir doğru cevap yoktur; tercih alışkanlığa ve beklentiye göre değişir. İlk kez deneyen biri önce ağızlığın varlığını düşünmeli, ardından boyu değerlendirmeli. Bu fark ilk bakışta küçük görünse de oturumun tamamını yayılır, çünkü filtrenin varlığı ya da yokluğu dudağın konforunu ve tadın ilk etkisini baştan belirler. Kutudan çıkan çubuğu parmak arasına aldığınızda farkı gözle da görebilirsiniz, deneyim ise gerisini tamamlar.
Ağızlığın dudakta bıraktığı his
Filtre parçası dudakta ilk hissedilen şeydir, o nedenle karşılaştırmaya buradan başlamak işe yarar. Ağızlıklı sigarillolarda ağız ucu dolgun bir yapıyla kapanır, dudak çok az yaprak kırıntısına değer. Filtresiz modellerde ise çubuk kırpıldıktan sonra doğrudan ağza alınır. Geniş çaplı serie e incelemesi ile yıllarca dinlendirilmiş serie e gran reserva kutusu bu tarafın iyi örnekleridir; iki kutuda da filtre yoktur. Kalınlığı büyük çubukta dudak teması daha belirgin bir yüzeye yayılır, narin modellerde odak tek noktada toplanır. Kesim çizgisi de fark yaratır; düz kesilmiş ağız içimi kolaylaştırır. Ağızlıklı ince sigarillolar bu işi ağızlıkla halleder, filtresizde ise iş içiciye düşer. Ağza gelen duyum zamanla değişir, ama ilk seferde fark belirgindir. Bu nedenle bir formattan ötekine geçen içici ilk birkaç içimde yadırgayabilir, ama bu his çabucak geçer. Yani küçük bir yapı farkı gibi görünür, oysa konforu ciddi biçimde değiştirir, ayrıca bu küçük ayrıntı birçok kişinin ileriki tercihlerini sessizce yönlendirir ve yıllar içinde alışkanlığa evrilir.
Çekişte filtrenin rolü
Çekiş sertliği bu iki tür arasındaki en somut farktır. Filtreli bir sigarillo nefes esnasında ufak bir engel katman yüzünden daha yumuşak ilerler. Filtresiz çubukta oysa duman herhangi bir süzgeçten geçmez, olduğu gibi ağza ulaşır. Onluk kutudaki yoğun serie p 10'luk ile yirmi beşlik kutudaki humidor için serie p 25'lik birebir aynı harmanı sunar; paket büyüklüğü farkı yaratır, tütünün karakteri değişmez. Yoğun harmanlarda direnç hissi belirginleşir, zira sıkı sarım dumanı yavaş taşır. Filtre bu durumu törpüler lakin tamamen silmez. Deneyimli içiciler çekişi karakterin parçası sayar, yeni deneyenler ise yumuşak olanı seçer. Bu nokta en çok yavaş oturumlarda önem kazanır, çünkü onlarca çekiş süresince küçük fark farkları birikir. Kısa içimlerde oysa bu etki pek fark edilmez, yeter ki puro doğru tutuşturulsun, üstelik ilk birkaç nefeste hissedilen bu fark çoğu içicinin gözünde tercih sebebi haline gelir ve zamanla alışkanlık olur; o nedenle çekişi tek başına tartmak yerine tat ve dudak hissiyle beraber düşünmek daha doğrudur.
Sade tütün tadı ve uç biçimi
Tat tarafında filtrenin işlevi genelde hafife alınır. Ağızlıklı sigarillolarda tat ağızlıktan geçerek geldiği için sert tonlar biraz yumuşar. Filtresiz içimde oysa baharat ve toprak tonları daha baştan varlığını duyurur. Piramit uçlu çekiş için serie p piramit baharatı sivri uç sayesinde yoğun verir; kısa boylu partagas shorts 25'lik kutusu ise aynı karakteri yarım saatlik bir süreye toplar. Bu iki örnek, tadın sadece tütünden ibaret olmadığını, uç biçiminden ayrıca beslendiğini anlatır. Ağızlıklı olanlarda tatlı katmanlar öne çıkar, sade olanlarda yaprağın ham karakteri ağır basar. Damak beklentisi bu ayrımda belirleyici olur; kahve yanında yumuşak bir içim isteyen çoğunlukla filtreliyi, yaprağın kuru tarafını sevenler filtresizi seçer. Damakta kalan his de unutulmamalı: ağızlıklı içimden sonra oldukça yumuşak bir tat kalır, filtresizde ise tütünün lezzeti uzun süre damakta dolaşır. Bu iz kimine güzel gelir, kimine ağır gelir, ayrıca bu tür ufak farklar birbirlerini desteklediği için tek bir özelliğe odaklanıp karar vermek genellikle yanıltıcı kalır.
Yanma düzeni ve kül oluşumu
Yanma düzeni ayrıca bu türler arasında ince bir fark yaratır. Filtreli sigarillolar çoğunlukla narin yapılı olduğu için hızlı tükenir, külü de küçük parçalar halinde düşer. Filtresiz puro sıkı sarımı sayesinde külü dolgun bir sütun olarak taşır. Orta gövdeli öğleden sonra için super partagas yumuşak ilerleyişiyle dikkat çeker; dolgun gövdeli on adetlik tropicales cdh hakkında ise yavaş ve dolgun yanar. İçim süresi çap ve sıkılık gibi etkenlere göre değişir, ağızlık yalnız başına belirleyici olmaz. Yanışı düzgün tutmak için çekişler arası kısa beklemek işe yarar. Aksi halde çubuğun başı ısınır ve lezzet bozulur. Elbette puronun rutubeti ayrıca yanmayı değiştirir: fazla nemsiz bir çubuk hızlı tükenir ve sertleşen bir tada neden olur, dengeli nemli puro ama yavaş ve düzgün yanar. Bu yüzden saklama düzeni yanmanın parçasıdır, ayrıca ortam ısısı ve çevre koşulları gibi dış faktörler de bu ayrımı bir ölçüde öne çıkarır ya da küçültür; bu nedenle yanmayı tek bir etkene dayandırmak yerine boyu, sıkılığı ve nemi birlikte hesaba katmak yararlıdır.
Kısa ve uzun formatlarda filtre ihtiyacı
Boy ve çap seçimi filtre gerekliliğini doğrudan değiştirir. Kısa ve ince çubuklar çoğunlukla filtreyle sunulur, zira kısa içimde dudak teması çok çabuk yorulur. Uzun ve kalın çubuklar çoğunlukla ağızlıksız kalır. Filtresiz yirmi beşlik kutuda gelen de luxe nasıl puro orta gövdede dengeli bir duman sunar; 680 TL civarı listelenen beşli paketteki iri gövdeli phillies titan içimi nasıl ise yaprağın kendi tadını öne çıkarır. Bu ikisi arasında çap ayrımı daha net görülür: iri gövdede duman hacmi artar, lezzet geçişleri daha geniş yayılır. Kısa süre için kısa ve filtreli, bir akşam akşam için kalın ve filtresiz bir seçim doğru olur. Bu ölçü her kişide birebir aynı sonuç değildir. Pratikte en iyi yol, iki boyu aynı hafta içinde tatmaktır. Ayrımı kendi ağzınızla damağınızda tartmak, tarif dinlemekten daha açık olur. Boy kararı nihayetinde kişisel bir konudur, ayrıca parmakta duyulan ağırlık da karara etki yapar ve birçok kişi bunu yalnızca denedikten sonra fark eder.
Sade ve aromalı çubuklarda ağızlığın yeri
Aromalı sigarillolarda filtre tercihi ayrı bir başlıktır. Tatlı aromalar ağızda hafif bir film bıraktığı için ağızlıklı yapı burada daha rahat durur. Sade çizgide duran pipers classic nasıl puro saman ve kakao notalarını katkısız verir; vişne ve badem şekeri ile açılan pipers club sweet cherry kutusu ise tatlı tarafı ağırlıklı kılar. Onluk paketler 425 TL ile 475 TL civarı görünür. Aroma katmanı ağızlık olmadan çok daha belirgin duyulur, filtreyle ise dengeli bir örtüye iner. Sade tütün sevenler tatlı modelde fazla bir his arayabilir, tatlı sevenler de sade olanı kuru hissedebilir. Dolayısıyla ikisini peş peşe içmek farkı görmeyi kolaylaştırır. Bu bir kıyas yaparken benzer harmanı iki biçimde denemek en adil sonucu verir, zira ortaya çıkan değişimi yalnızca tatlandırma ile açıklayamazsınız, yapı ayrıca açıklar. Bu karşılaştırma küçük bir not tutmaya elverir, üstelik aromalı olanlar kısa sürede dikkat çektiği için sade olanlarla kıyaslamak daha öğretici olur; bu nedenle sade çubukla aromalı modeli aynı gün içip kendi tat kararınızı vermek en doğrusu.
Nem dengesi ve saklama düzeni
Taşıma ile saklama tarafında iki tür birbirinden ayrı yollar öne çıkar. İnce filtreli sigarilloların çoğu yumuşak bir kutuda gelir, ağızlık parçası zaten korunmuştur. Filtresiz purolarda oysa uç korumasız kalır, bu yüzden rutubet dengesi önem taşır. Vanilya aromalı pipers sweet vanilla ince pakette kolay götürülür; her çubuğu ayrı alüminyum tüpte duran korunma için coronations tubos ise gövdeyi ezilmeye karşı korur. Kutu kullanımı filtre yokluğunu ambalajla dengeler. Humidor kullanan biri paketi rafta bekletebilir, o düzeni kurmamış biri için tüp kullanışlı bir çözümdür. Tatlı çubuklar kuruluğu daha çabuk yitirir, bu nedenle hava almayan saklama şarttır. Özetle uzaktan bakınca ufak bir ayrıntı olarak duran koruma kararı gerçekte içimin kalitesini belirler. İhtiyaç duyulan dikkati göstermek her iki türde de birebir geçerlidir, ayrıca kutudan çıkan puronun hâli genelde bu düzenle doğrudan bağlantılıdır ve bu kolayca fark edilir; bu yüzden paketi ilk günden kapalı bir yere koymak ve kapağı gereksiz yere kaldırmamak iyi bir alışkanlıktır.
Hangi içici hangi türü tercih eder
Hangi türün kime yakıştığı çoğu zaman niyete bağlıdır. Kısa bir ara düşünen kişi için filtreli küçük sigarillo kolay bir seçimdir, çünkü ağızlık hazırdır ve kesim istemez. Filtresiz formatı seçenler çoğunlukla yaprağın kendi tadına odaklanır. Kısa formatlı tüplü kısa petit coronations yarım saatlik aralara oturur; onluk kutudaki planlı oturum için preferidos ise planlanmış akşamlar düşünülmüştür. İkisinde de ağızlık bulunmaz, fakat boy değişimi içimin uzunluğunu belirler. Dolayısıyla ağızlık tercihinden evvel ne kadar vakit ayrılacağını düşünmek gerekir. Deneyimli kullanıcılar genelde filtresize yönelir, ilk kez deneyenler çoğu kez yumuşak modelle başlar. Bu karar verilirken yalnızca şahsi beğeni değil, o günkü ortam da rol oynar: dışarıda ortamda yumuşak bir tercih rahat eder, sakin bir ortamda sade olan çubuk daha güzel durur, üstelik ilk his çoğu kez aldatır; aynı puroyu birkaç kez içmek asıl eğilimi ortaya çıkarır; o yüzden kararı bir başkasının yorumuna dayandırmak yerine şahsi deneyiminizi esas almak çok daha güvenilir sonuç çıkarır.
Seçim yaparken dikkat edilecek noktalar
Seçim yaparken önce kendinize şu soruyu sorun: ağızlıklı bir çubuk mu istiyorum, yoksa filtresiz bir puro mu arıyorum? Cevap belli olunca boy ve paket boyutu tercihi kolaylaşır. Alüminyum tüpte gelen onluk punch punch 10'luk tubo özellikleri ile ahşap düzende yirmi beşlik punch 25'lik içimi nasıl aynı harmanı sunar, ayrımı paket ve miktar belirler. Bu ikisi örnekte filtre bulunmaz, yani seçim yalnızca saklama ve içim planına bağlı kalır. Yirmi beşlik kutu 44755 TL civarı görünür, bu nedenle bütçeyi zorlamamak adına küçük paketle denemek akıllıcadır. Kısacası ağızlığın olup olmadığına dikkat etmeden evvel tadını ve gövdesini göz önünde tutmak gerekir. Sonuç olarak iki tür de kendi haklı sebeplerle vardır; siz hangisinin kendi ritminize yakıştığını küçük denemelerle bulursunuz. Telaş etmeyin, farkı sakin sakin tanımak daha verimli olur, ayrıca ufak bir not tutmak hangisinin çubuğun kendinize uyduğunu sonraki seferde anımsamayı rahatlatır; özetle en başta niyetinizi netleştirip ardından ölçüyü ve türü seçmek yolunuzu kolaylaştırır.